Kayıtlar

Uzak Gelecekteki Paralel Evrende Türkiye

Resim
Güneşli bir cuma sabahıydı. Altay yatağından yavaşça doğruldu. Saatine baktı saat 8’e geliyordu. Yavaş yavaş hazırlandı çünkü onun sorumlulukları vardı her ne kadar çalışmayan kesime verilen maaş yeterli olsa da o faydalı olmayı severdi. Zaten ne tuhaftır ki ülkede işsizlik oranı hiçbir zaman %1’i geçmezdi. İnsanlar çalışma ortamından mutlu olduğu için ülkelerine hizmet etmekten de zevk alırlardı. O sırada Altay kıyafetlerini giymişti bile. Zaten bu ülkede üniforma diye bir terim yoktu. İnsanlar işe giderken kendilerini yormayacak şekilde istediklerini giymekte özgürdüler. Burada kimse kimseyi yargılamaz, çok fazla olay yaşanmazdı. Derken Altay bisikletine binip fabrikanın yolunu tuttu. Buradaki şehirleşmenin temel kurallarından biri ise yaya ve araç yollarının her iki tarafına en az 1 sıra ağaç dikmek zorunluydu. Bu yüzden Altay bisikleti ile ağaçların arasından, çam ağaçlarının kokuları eşliğinde fabrikaya varmıştı. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında bile değildi. Altay, doğaya bıra...

"Oğlum bugün ders çalıştın mı?"

İster ebeveyn ister öğrenci isterse sadece küçük bir çocuk olun bu soruyu hepimiz işitmişizdir. Peki bu ne kadar doğru bir soru? İşte "kime göre,neye göre" kavramı burada devreye giriyor. Ders ne demek? Bu soru neden sorulur? Bir cevabı var mıdır? Bana göre ders, yapması mecbur olan görev/sorumluluk kavramıdır. Peki insana hergün bu kavramın hatırlatılması nasıl bir psikolojik bunalıma sokuyor hiç düşündünüz mü? Peki şöyle olsa daha güzel olmaz mıydı? "oğlum bugün oyun oynadın mı?" veya "oğlum çok çalıştın git biraz hobilerin ile ilgilen" güzel olurdu değil mi? Ama o zaman da kişi hiç çalışmaz ve o çok önemli -maalesef önemli- sınavlarından düşük alırdı. Ama aileler bu ileri görüşlülüğe sahip olduğu için (!) çocuklarının sürekli ders çalışmasını isterler. Bir düşünün, hangi aile, hangi anne/baba, çocuğunun gece gündüz ders çalışmasından mutlu olmaz ki? Ama sorun da buradan yani SİSTEMİN en başında başlıyor. Aileler çocuklarını yönlendirmeyi maalesef becere...