Uzak Gelecekteki Paralel Evrende Türkiye
Güneşli bir cuma sabahıydı. Altay yatağından yavaşça doğruldu. Saatine baktı saat 8’e geliyordu. Yavaş yavaş hazırlandı çünkü onun sorumlulukları vardı her ne kadar çalışmayan kesime verilen maaş yeterli olsa da o faydalı olmayı severdi. Zaten ne tuhaftır ki ülkede işsizlik oranı hiçbir zaman %1’i geçmezdi. İnsanlar çalışma ortamından mutlu olduğu için ülkelerine hizmet etmekten de zevk alırlardı. O sırada Altay kıyafetlerini giymişti bile. Zaten bu ülkede üniforma diye bir terim yoktu. İnsanlar işe giderken kendilerini yormayacak şekilde istediklerini giymekte özgürdüler. Burada kimse kimseyi yargılamaz, çok fazla olay yaşanmazdı. Derken Altay bisikletine binip fabrikanın yolunu tuttu. Buradaki şehirleşmenin temel kurallarından biri ise yaya ve araç yollarının her iki tarafına en az 1 sıra ağaç dikmek zorunluydu. Bu yüzden Altay bisikleti ile ağaçların arasından, çam ağaçlarının kokuları eşliğinde fabrikaya varmıştı. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında bile değildi. Altay, doğaya bıra...